Seyahat Acenteleri ve Dolandırıcılık


seyahat.jpg


Seyahat Acenteleri ve Dolandırıcılık

 

Seyahat acenteleri, kâr amacı ile turistlere turizm ile ilgili bilgiler vermeye,
paket turları ve turları oluşturmaya, turizm amaçlı konaklama, ulaştırma, gezi, spor ve
eğlence hizmetlerini görmeye yetkili olan, oluşturduğu ürünü kendi veya diğer
seyahat acenteleri vasıtası ile pazarlayabilen ticarî kuruluşlardır. 1 Yıldan yıla turizm
faaliyetlerinin yükselen bir ivmeyle arttığını görmekle beraber günümüzde tatil yapma
niyetinde olan birçok insanın seyahat acentelerine daha sık başvurduğunu söylemek ve
bu acentelerin öneminin arttığını söylemek mümkündür.

Son zamanlarda, bu hareketlilikten faydalanmak ve yüksek seviyede haksız
gelir elde etmek maksadıyla kötü niyetli seyahat acentelerinin sayısının arttığı
kamuoyunca gözlenmektedir. Genel olarak incelediğimiz zaman, seyahat acenteleriyle
ilgili olan uyuşmazlıkların büyük bir çoğunluğu dolandırıcılık ve nitelikli
dolandırıcılık suçlarıyla ilgili olmaktadır. Ayrıca bazı seyahat acentelerinin fiilleri
Türk Ceza Kanunu kapsamında bahsettiğimiz suçları oluşturmanın yanında Tüketici
Kanunu kapsamında da hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Bazı seyahat acenteleri;
internet ve diğer iletişim araçları yoluyla “erken rezervasyonda büyük indirimler”,
“ucuza tatil fırsatı” sloganları ile tatil hizmetlerini pazarlamış ancak satın alınan
hizmetin ifasını gerçekleştirmek bir yana ödenen bedeller bile geri alınamamıştır.
Bazen de “uygun fiyata otel rezervasyonu” sloganlarıyla tatil hizmeti pazarlanmış,
ancak gerçekte söz konusu otelle ilgili hiçbir rezervasyon işlemi yapılmamış, kişiler
tatile birkaç gün kala asılsız bilgilendirmeler yapılarak mağdur kalmıştır. Hatta bazı
durumlarda hizmet satın alan kişiler otele gittiğinde resepsiyonda söz konusu
rezervasyonun yapılmadığını öğrenmiş ve ilgili seyahat acentesiyle iletişim
kuramamışlardır. Bunların yanında bazı acenteler, kimi otellerle anlaşması olmadığı
halde sitelerinde anlaşmaları varmış gibi göstermişlerdir. Bu durumda zaman
içerisinde hem oteller hem de acentelerden hizmet satın alan kişiler ciddi
mağduriyetler yaşamıştır.

Bahsedilen hususlarla ilgili olarak yakın zamanda yaşanan
Tatilmanya Turizm olayı emsal gösterilebilir. Kamuoyunun yakından takip ettiği ve
çok sayıda mağduriyetin yaşandığı bu ve devamındaki olaylardan sonra sektöre olan
güven oldukça sarsılmıştır.

Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde düzenlenmiş olan dolandırıcılık
suçunun genel tanımı; bir kimsenin çeşitli hileli ve aldatıcı hareketler yaparak başka
kimseyi kandırmak suretiyle onu veya başka bir kimseyi zarara uğratıp kendisine veya
bir başkasına çıkar sağlaması şeklindedir. Dolandırıcılık suçunun cezai yaptırımı ise 1
yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası olarak kanunda
belirtilmiştir.

Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde ise dolandırıcılık suçunu
nitelikli hale getiren haller sayılmıştır. Kısaca belirtmek gerekirse nitelikli
dolandırıcılık suçu; suçun belli dini, sosyal, mesleki, teknolojik araçların veya kamu
kurumlarının araç olarak kullanılarak işlenmesi halinde meydana gelir. 2 Cezai
yaptırımı ise basit dolandırıcılık suçundan farklı olarak kanunda 3 yıldan 10 yıla kadar
hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası olarak belirtilmiştir.

Bahsedilen yolla gerçekleşen mağduriyet sonucu başvurulan yargı yolu
neticesinde, adı anılan acentenin üst düzey yetkililerinden biri hakkında nitelikli
dolandırıcılık suçu işlediği tespit edilmiştir. Ayrıca dolandırıcılıkla suçlanan acentenin
ayıplı hizmet sunduğu hükmüne varan mahkemeler Türkiye’nin çeşitli illerinden
yapılan tüketici başvurularını haklı bularak tüketicilerin tatil bedeli olarak ödediği
bedellerin yasal faiziyle iadesine karar vermiştir. Diğer acentelerle ilgili yaşanan
benzer mağduriyetlerle ilgili verilen kararlarda da İlk Derece Mahkemeleri ve
Yargıtay, ekseriyetle mağduru koruma yönünde refleks göstermiştir.

Sonuç olarak her ne kadar yargı tüketici için koruyucu kararlar verse de
tüketiciler, olası mağduriyetler yaşamamak için anlaşmak üzere oldukları seyahat
acentesiyle ilgili şüpheleri varsa bazı hususlara da ayrıca dikkat etmelidirler.
İnternetten satış yapan bir seyahat acentesinden otel rezervasyonu yaptırma iradesini
taşıyan tüketiciler; bu acentelerin açık adresi ve detaylı iletişim kanalları olup olmadığı
konusunda emin olmalıdırlar. Ayrıca fiyatın uygunluğundan şüphelenilmesi durumunda ilgili oteli arayıp söz konusu seyahat acentesiyle bir anlaşmalarının olup
olmamasının sorgulanması da önem taşımaktadır.

Tüm bunların yanında tur satın alırken Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu’nun 12. maddesinde zorunlu olarak yapılması gerektiği belirtilen paket tur seyahat sigortası poliçesi olmalıdır. Her ne kadar seyahat sigortası yasal zorunluluk olsa da sigorta poliçesinin olması olası uyuşmazlıklar karşısında hak aramada önemli bir delil niteliği teşkil etmektedir.
 


  Yayın Tarihi 12.09.2017


Bültene Kayıt Ol
Yükleniyor